ilham

Ekim 29, 2008 at 18:30 (Defter) ()

İlhamımı kaybettim artık,
Yazacak şeyler bulamıyorum, kelimelerim bitti, gücünü sonsuza yitirdi, ben de sıradanlaştım…
Kalıpların içine girmeye başladım hem de, sırada, o, bu gibi…
Ve bunun suçlusu herkes iken kimseyi suçlamıyorum…
Hayattan kopasım var… Aslında okul bitince daha güzel olacak; artık HİT´te olmak istiyorum, HTT de olur,
AFL bitsin artık!
8.5.8 10.30

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

iyi gün dostlarım

Ekim 29, 2008 at 18:28 (Defter) (, , )

makyajlarınızı silince, ya da akınca rimelleriniz yağmurda, ne kadar da yalansınız!
iyi gün dostlarım,
tutmayın elimden!
16.04.08
21.39

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

ciddi

Ekim 29, 2008 at 18:27 (Defter) (, )

Geçmişe doğru sonsuz yolculuklar yapıyorum…
Hayatımı sorguluyorum, ne yapıyorum, neden?
Klişelerin dışına pek çıkamıyorum,
Ve sonuç olarak hayat aynı, devam ediyor.
Yapacak bir şey de olmadığınıa göre;
Değişiklikler lazım.
Ciddi değişiklikler.
9.4.8 21.00

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

kapalı

Ekim 29, 2008 at 18:25 (Defter) (, )

Dünyaya kapalı kulaklarım var benim,
Öfkenizi, düşmanlığınızı, kırgınlığınızı işitmeyen…
Dünyaya kapalı gözlerim var benim
Sadece istediğim şeyleri bana gösteren
Acıyı, kederi, umutsuzluğu silip atan
Dünyaya kapalı zihnim var benim
Sizin, o, dünya dediğiniz dünyanızda yaşadıklarınızı algılamayan, görmeyen, duymayan, bilmeyen…
Kapattım dünyaya zihnimi,
Siz de yalnız bırakın artık beni!
16.20 7.4.08
bazen, eski defterleri açmaz mısın?
çünkü ben kayboldum
geri dönmem imkansız!

her şeyi bıraktım, artık çok mutluyum!(21.25)

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

kan

Ekim 29, 2008 at 18:20 (Defter) ()

Hayattan aldığım zevkin her geçen gün azaldığını fark ettim.
Eskiden severek yaptığım şeyleri sevmediğim bir dönemdeyim. İtilmiş, köşesine çekilmiş ve mutsuz.
Tarih değil, hatalar derler ama, ben de mi hatalarımın mahkumu oldum?
Bilmiyorum.
Ve, bilmek de istemiyorum.
Çünkü, ne kadar çok bilirsem, o kadar başım ağrıyor.
Ve ben, bu yokluğun içinde varolmaktan, varlığın içinde yok olmaktan yoruldum.
Aşkım*, ak boğazımdan beyaz gömleğime, gömleğin boyansın…
Tek bir hamleyle…
Tek bir…
Ve bitsin…
Bu oyun, bitsin.
27.3.08 11.22
*: kan

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Sonsuz Huzur

Ekim 29, 2008 at 18:16 (Defter) (, , , , )

Mutlu değilim ben büyüklerin kocaman sandıkları dünyasında. Ait değilim buralara, hayatım, istediğim gibi değil, ve asla olmayacak. Çünkü bir seçim yapmak zorunda bırakıldım, hoş, seçme hakkı bana ait bile değildi ya…
Şimdi Aydın F Tipi Kapalı´da, dirsek çürütüyorum, istemediğim şekilde. Ve burada daha 2,5 yılım var, ve çile dolduruyorum sepete her geçen gün…
Hayatın anlamsızlığı üzerinde yoğunlaşınca boşlaşıyorum ve yoruluyorum.
Hayat, beni çok yordu.
Artık, sonsuz huzuru istiyorum.
Bilmiyorum, ne kadarlık, kaç günlük, kaç saatlik pilim kaldı…
Ve, yoruldum.
Artık bitsin istiyorum.
Bitirecek gücüm yok.
Bitirmeye taakatim yok.
20.03.08 21.7

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Çığlık

Ekim 29, 2008 at 18:12 (Defter) (, , )

Tedirgin bakan iki göz, sonsuza yol alan, boğulan derinlerde, kaybolan, ölen sonsuza…
Bana doğru, bakmıyor, ayna yok karşımda…
gittikçe irileşen, yorulan ve yok olan gözlerim var benim, hayatın pisliğini emen, hücrelerine beynimin işleyen gözlerim…
Görüyor gözlerim o sesi, o, derinden, sonsuz çığlıkları görüyor, işliyor hafızamın derinlerine, unutamayacakmışçasına…

Kapatıyorum gözlerimi, çığlık devam ediyor.

Bitti.

Çığlık bitti çünkü dünyaya kör gözlerim vardı.
Ve öldüm.
Bitti.
Başladı.
Çığlık.
19.3.2008 21.3
I won´t be broken again!

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

bu beyaz sayfalar

Ekim 29, 2008 at 16:31 (Defter) (, , , , , , )

Birbirimize itiraf edemediğimiz şeyleri yaşıyoruz bu beyaz sayfalarda,
Ömürsüz bir yalnızlık kaplarken insanın vücüdunu, sorumluluklar alıp kaçırıyor yalnızlığı, geri vermemecesine, dersler, yaşantı, aile, arkadaşlar…
Ve bilinmezlik mahzeninden bir kadeh şarap çıkarıyorum kendime, kulağımda ömürsüz yolculuklardan çıkan notalar var…
İçip bitiriyorum, saki, bir kadeh daha…
Gittikçe parlaklığım artıyor, filmlerde insanlar ölürken içinden ışık çıkar da beyazlaşırlar ya, aynen öyle…
Ruhum uçup gidiyor.
Geride,
Yarım kalmış bir kadem, ve yanık film kareleri*…
*Yanık film kareleri: Sobe şarkısı.
9.33
19.3.08

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

463, bölüm 3

Ekim 29, 2008 at 16:28 (Defter) ()

Öyle biri yok?
Kandırma kendini;
O yüzden mi hala ona ithaf ettiğin sözcükler süslüyor düşlerini,
Bilmiyorum…
İnsanın dünyada söylediği en büyük yalanlar kendine söyledikleriyken…
Bilmiyorum, ve merak ediyorum.
Nedir gerçekte, o, onu içten tanımayı istiyorum, ve sizi çözmek,
“Acıya şikayetsiz katlanış”, seninki aynen bu işte, ve bu o kısaltmayı bilmiyorken, sen ona bakıyorsun,
Ve ben, merak ediyorum, onu gerçekten severken, ondan uzak durmaya nasıl katlanıyorsun?
Ben yapamazdım.
Galiba.
P.S.: değişik bi yazı oldu.
18.3.2008 21.16

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

463, bölüm 2

Ekim 29, 2008 at 16:25 (Defter)

Kaçtıkça hapsoluyorum ozan, ama bilmiyor!

Belki de gülserle bu kadar samimi olması bana dokunan, belki de beni takmaması… BİLMİYORUM…

3 rakamı silmek, kolay da… 6 harf zor… ZOR

Çok uykum var…
Yazmaya bile yoruldum…

Bana değer versin, birazcık…
LÜTFEN…
463 kim?
öykü biri YOK!

(pelin sürmeli)

Kalıcı Bağlantı Yorum Yapın

Next page »